İnsanca yaşam için, eşit, adil, özgür, bağımsız ülkemiz ve geleceğimiz için direnmekten vazgeçmeyeceğiz.
23.06.2026 Basın Açıklaması UBP-DP-YDP hükümetinin her alanda, halktan yana, halkın yararına değil sermaye odaklı politikaları, gelir dağılımında adaletsizlik yaratmaya devam etmekte, enflasyon, hayat pahalılığı, zamlar karşısında maaş ve ücretlerin erimesi, alım gücünün gerilemesi, kamusal hizmetlerin yetersiz hale gelmesi gibi sorunları derinleştirmektedir. Bu durum yaşam standartlarını olumsuz etkilemekte, bu politikalar her geçen gün ülkemizi yaşanmaz hale getirmektedir. Bütçe açığı büyümeye devam ederken ayrıcalıklı bir kesim lüks yaşamakta, bu kesime vergi afları, teşvikler, muafiyetler sağlanmakta, halka ait kurumlar, kıyılar, dağlar, taşlar, orman arazileri peşkeş çekilmektedir. Koltuk oyunları devam etmekte yasal düzenleme, ya da kanun hükmünde kararnamelerle örneğin müşavirlik konusunda olduğu gibi bazı kesimler nemalandırılmaya çalışılmaktadır. Alınan talimatlar doğrultusunda yasal düzenlemeler yaparak basın ve halk susturulmaya, baskı altına alınmaya çalışılmaktadır. Liyakatin bitirildiği, her türlü sahtekârlığın, hırsızlık, yolsuzluk, usulsüzlüğün had safhaya çıktığı, keyfi vatandaşlıkların dağıtıldığı, sorma gir hanına dönüştürülen, protokoller aracılığıyla uzaktan yönetilen, siyasal İslam dayatmasıyla şekillendirilmeye çalışılan bir biat ve talimat düzeni oluşturulmuştur. HP oranları gerçeği yansıtmamaktadır. Bu oranlar doğrultusunda asgari ücretliye veya bordro mahkûmlarına yapılan ödenekler bir anlam ifade etmemekte alım gücünü korumamaktadır. Elektriğe ve akaryakıta yapılan zamlar, temel gıda maddelerine ve tüm kalemlere yansıyan pahalılık karşısında alım gücü gerilemekte özellikle asgari ücretle çalışanlar açlık sınırı altında, halk yoksulluk sınırı altında yaşamaya mahkûm edilmek istenmektedir. Kamusal hizmetlere gerekli bütçe ayrılmamakta, yatırım yapılmamakta özelleştirme politikaları sürdürülmektedir. Okullar, hastaneler dökülmekte, öğrenciler, öğretmenler kalabalık konteynerlere, insanlarımız ilaçsızlığa mahkûm edilmektedir. Yollar çökmekte, trafik terörü yaşanmakta, kontrolsüz nüfus akışı nedeniyle altyapı ve doğal kaynaklarımız yetersiz hale gelmektedir. Sendikalar olarak yaratılan ve dayatılan bu yolsuzluk, yoksulluk ve yok oluş düzenine karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. İnsanca yaşam için, eşit, adil, özgür, bağımsız ülkemiz ve geleceğimiz için direnmekten vazgeçmeyeceğiz.
